Seni çok özledim ama aşık değilim Uzağız…bir o kadar yakın aslında Çok kıskanıyorum ama hain değilim Biliriz…yine de severiz ya İşte öyle bir şey… Seviyorum, aşık gibi değil Özlüyorum, bir dosttan daha çok İkisi arasında bir şeyim Ama neyim inan bende bilmiyorum…
Acının ötesi tatlı aslında Tatlının berisi, duru muamma Muamma öncesi, tuzlu damlada Damlalar içinde saklanır dua Duanın ötesi sabır taşında Taşın bereketi senin ağırlığında Ağırlık, imanın sağlamlığında Şükrün müjdesi sabrın iki sağında... Damlanın öncesi ve nedeni şükrün azlığında Azlığın berisi kör yaşamakta Yaşamın berisi yalan hayatta Yalanın berisi yanlış kararda Kararın tesiri acıdır oysa Acının ötesi tatlı aslında…
Mutluluğu bir başkasında arayanlar, ya da herhangi bir nesneye bağlayanlar kendi içlerinden uzaklaşırlar.Bu yüzdendir ki onlar mutlu olamazlar.Mutluluk yolunda bile değillerdir.
Kozadan çıkmaya çalışan bir kelebeğe dışarıdan yardım ederseniz; ya sakat doğacak,ya kasları gelişmediğinden uçamayacaktır.
Bu evrimi kendisi içeriden tamamladığı için güzel bir kelebek haline geliyor.
Tıpkı İnsanın değişimi içerisinden başlatması gibi. Dışarıdan kimseye bir fayda yoktur. Güç İçimizde...
Neyi bilir Neye inanırız Bilgi nedir ? İnanç ne ? Bilmeden inanmalı mı bir şeye Bilerek inanmamalı mı Neyi ne kadar bilebiliriz ki İnanıp bilemediğimiz Bilip de inanamadığımız onca şey varken Biz kimiz ?...
Sen bir kalem, ben bir kâğıt Sen bir bardak çay, ben iki şeker Sen bir nota, ben bir porte Olabilecekken biz; Ben bir akrep, sen bir ateş Ben bir çocuk, sen canavar Ben serçe, sen kartal Ben bir, sen iki, böyle olduk işte… Bilmiyorum bizimki Aşkın kanununda kaçıncı madde?...